Bencilliğin de bir raconu vardır.

Evet insan önce kendini düşünmeli,hatta hep kendini düşünmeli. Ancak bencilliğin de bazı kuralları vardır. Bencilliğin de bir itibarı bir ölçüsü, bencilliğin de bir raconu vardır. Eğer iki  insan aralarındaki ilişkiyi bencillik üzerine oturtmuşlarsa ya da öyle olduğunu sanıyorlarsa büyük yanılgı içine düşmüşler demektir. Çünkü insan doğası her ne kadar kendini bencil olarak lanse etse de,bencilliğe,nankörlüğe,vefasızlığa gerçekten de uygun değildir. Bazı konulara karşı gösterilen bencil reaksiyonları genel kişilik özelliğine uygulamaya çalışmak yapılan hataların en başında gelmektedir. İnsanın kendini tanımlamak için kullandığı bazı kelimeleri yapmış oldukları yanlış seçeneklere kalkan etmelerinin altında yatan sebep de budur.

             Belli bir zaman aralığına hapsedilmiş ya da hapsedilmek zorunda kalmış dostlukların hikayesini yazmak gibi bir şey bu; iki tarafında kendinden taviz vermeden ve zararsız bir şekilde ilerlediğini düşündükleri bencil ilişkilerinde, mutlaka bir yol ayrımına gelinecek ve bir taraf -veya her iki taraf birden- ”üzülen” olarak tarih sahnesinde yerini alacaktır. Bu sürecin zararsız bir şekilde ilerlemesi ya da sonuçlanabilmesi için kişilerin gerçekten bilinçli bir şekilde hareket etmesi gereklidir. İlk zamanlar bencilliğe uygun olarak bazı paylaşımlar yapılsa da vakit ilerledikçe insanlar birbirleri ile bencillik eleğinden geçirerek paylaştıkları anılarını ve durumlarını daha özel bir elekten geçirerek paylaşmaya başlarlar. Her iki taraf da bu gidişatın farkındadır ancak kendi bencillik sınırlarını aşmadığı sürece bu aşırılıklara göz yumulur. Daha önce sözünü ettiğimiz yol ayrımına varıldığında ise yaşanan tüm aşırılıklara ”farkında olmadan yaşanılmış” süsü verilecektir zira. Yeni baştan yanlış anlaşılmaların tamamına açıklamalar getirilecek ve yaşandığı sanılan güzel vakitler birer birer yeniden yazılacaktır. Ancak bu kez kitabın kapak rengi karadır. Kışları yaz eyleyen kişi,artık şekil değiştirip yazları kış eyliyordur. Titrek bir güvercin edasıyla heyecan içinde tutulan eller, saman artığı olmuştur artık. Hiç kimse yaşananlardan memnun değildir. Arkadaşlık dostluk yarenlik adını ne koyarsanız koyun, yaşananların tasnifi hiç de kolay olmayacaktır.
Kısır bir döngü gibi insanlar bu oyunu oynayıp dururlar. Her oyunda bir can yitirirler.Her seferinde kendilerinden bir parça bırakarak hayatlarına devam ederler. Hayatın biraz da tükenerek ilerlediğini kabullenmemiz için bize verilen bir hediye gibidir eksilişlerimiz. Hayat ah güzel hayat,her ne kadar birikerek ilerlediğini söyleseler de bilim insanları,tam bir kara deliksin nihayetinde… şubat 2013

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s