Yaşam Felsefem

sidartha kendini bulmak     Öyle âfili sözcükler, az duyulmuş terimler,amerikan vari tavırlar sergilemeye lüzum yok sanırım. Google amca’dan ”cool” görünmek için modern kelimeler bulmak, bulduğum bu kelimeleri cümlelerimin arasına sıkıştırmak hiç de huyum değil vesselam. Basit yaşa, basit konuş taraftarı olmakla birlikte, insanın yüreğine dokunmak gerektiğine inananlardanım. Ben olmak, katıksız olmaktan geçer.

       Yaşam yaratılış ile baslayan , doğumlarla yenilenerek devam eden ve ölümlerle sonlanan bir süreç. Yaşadığımız dünya da bütün canlılar genel itibariyle aynı süreçten geçiyor.  Ancak bu canlılar arasında en üstün olan yaratık hiç şüphesiz ki insan. Birçok üstün özelliklerle donatılmış,akıl denilen nimet ile şereflendirilmiş insan. Akıl nimeti insana düşünme,mukayese etme ve kavrama gücü verir.  Akıl ; sadece işe, paraya ve hırslara odaklanarak değil, yaşamın bir amacı olduğunu ve kendi yaşamımızı anlamlandırmak için insanlığın bizden bir şeyler beklediğini bilerek yaşamayı tembihler.

       Yaşamın her anında gizli bir denge var. Yaşama ne kattığınız, neler düsündüğünüz, hangi öğreti ile yaşadığınız, amaçlarınız. Tıpkı evrenin muntazam bir düzen içinde milyarlarca yıldır var olduğu gibi, dünyamız da bu denge içinde varoluşunu sürdürüyor ve nihayetinde insanoğlu da bu muhteşem dengenin bir parçası; her insan tahayyül sınırlarını aşan büyüklükteki bu puzzle evreninde mükemmel bir parça. Evrene baktığınızda, varlık aleminde küçücük bir nokta olduğunuzu farkettiğinizde, aslında mükemmelin bir parçası olduğunuzu da farkedeceksiniz.

       İster yoga yapın, ister meditasyon, ister ibadet, ister sûfi bir yaşam sürün.  Ne yaparsanız yapın ama kendi yüreğinizin derinliklerindeki ”ben”liğinizden asla kopmayın. Ne başkalarının renkli görünen yaşamına, ne içinizdeki endişelere, ne de hayal aleminize takılıp kalmayın. Bir ağaç gibi göğe bakın ve dimdik durun. Ne anlamsız duygusallıkların sizi yormasına izin verin, ne de materyalist sert eğilimlerin. Sizin için neresinin uygun olduğuna da tercihlerinizin karar verdiğini unutmayın.

       Neden mi yazıyorum; çünkü tek istediğim tercihinizi ”evrenin muhteşem dizaynının, kader çizgisinde tesadüflere yer olmadığının” farkına varmaktan yana kullanmanız…

     Tercih sizin : Yönetmek mi , yönetilmek mi ?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s